Kaçmak

Kaçmak kadar adama iyi gelen bir şey var mıdır?

Kaçmak, gerçekten ne zaman kaçmaktır? Hiç dolandırmadan söyleyeyim; dışındakiler kadar içindekileri de terk edebildiğinde… Hatta bazen sadece içindekileri terk etmek kaçışların en şıkıdır. Kabuksuz, kaşıntılı, cerahatli yaraların âşık olunacak; sadakatle sahiplenilecek bir yanı olmadığını kavrayıverirsin: Bir geometri sorusunu apansız ve yersiz kavrar gibi. İçindeki şalter pat diye atar, sırtındaki saçmalığın yükü yere boşanır, hava temiz, renk parlak, gün bayramsı gelir. Hafiflersin… Kapıların açılmayacak yanı yoktur, gitmemek için tek bir sebep, gülmemek için tek bir kahır yoktur. Şaşkınlıktır, ruhunu kuşatan hafifliğin kardeşi. Çatlasın diye bekleyedurduğun o zahmet yumurtasından, hiçbir şey çıkmamıştır. Mutsuzluktan kaçmak için törene gerek yoktur… Bazen hiçlik, en makbul mükâfattır, zira hiçliğin ağırlığı olamaz…

Uyanmak için sebep kollarım bazen… Beni yatağımdan söküp alacak spatulanın icadını beklerim. Günü yaşamanın anlamını… Zaman, tasarrufu anlık olan bir şey oysa… Ben zamanın, anı aşmasını beklerim. Oysa o bir boncuk dizisi… Birine ulaşabilmek için diğerini ardında bırakman gerek… Sıradaki boncuğa dokunurken, dokusunu, pürüzsüzlüğünü, mahiyetini anladın anladın… Yoksa yaptığın şey anlamak değil saplanmak… Geçmişe saplanmak, kabuk tutmasına müsaade etmemektir yaraya… Dedim ya, yaraların âşık olunacak bir yanı yoktur. Peki, saplanmak ve unutmamak aynı mıdır? Unutmak ve alışmak aynı mıdır? O kadar bitişiktir ki birbirine… Ölümcül ve yaşamsal iki damar kadar… Neşterle eğilince üzerine, elin titremeyecek; maazallah saplantılarını temizleyeceğim derken hatıralarını da alır götürürsün… O zaman hiçten az kalmakla, hafiflerken yok olmakla, kaçarken kaybolmakla yüzleşirsin… En sevdiğin kokuları yadsıyan burnun, sıfırın burnuna yaslanır… Tükenmekle burun buruna gelirsin.

Hayır dediğim bu değil.

Hatıralar arı su. Çeri çöpü göstermeyen duru bir ayna… Bahsettiğim çerden çöpten kaçmak… Kaçmanın en şık hali bu! Söylemek istediğim, su gibi damıtmak ruhu… İşaret toplayıcılığından, mucize beklenticiliğinden azat olmak… Hakikatlerin ve dokunulabilir olanların çemberinde bulunmak… Zamana ve devinime kafa tutmak yerine devinimde var olmak… Kaf dağına, ruh haritasında bir yer biçmek. Kaçmak, gözlerini kapattığında oraya ulaşabilmek. Hal böyleyken bile, ben gözlerimi açmak isterim… Oysa kaçarken kullanabileceğim bütün kestirmeler göz kapaklarımın ardında gizlidir.

Benim kaçışlarım, güzelden ve iyiden değildir. Güzel ve iyiye ulaşmak için üst üste dizdiğimiz bahanelerdendir… Pıhtılaşan bahanelerden kurtulmaktır isteğim. Bir önceki anın yasını tutmakla geçirdiğim yeni-anların müsrifliğinden kaçmak… Geçmişin pasına tutuklu kaldığım travmalar hapishanesinden tüymektir.

İşte adama kaçmanın böylesi iyi gelir. Ve bundan daha iyi hissettiren, daha özgür hissettiren bir kaçış yoktur. Pat diye olur, yasın yasını tutarak mutluluktan uzak düştüğünü anlamak… Aniden silkelenebilirsin; törene, şatafata lüzum yoktur. Ne çok yük yüklendiğini asansördeyken, dolmuş kuyruğundayken, taze pırasa alırken, mercimekteki taşı ayıklarken, kaş yolarken, sevişirken, bakkaldan sigara siparişi verirken anlayabilirsin. Dersin ki “gebe kadın bile bebeğini dokuz ay on gün yüklenir en fazla, ne daha az ne daha fazla… Bendeki bu sıkıntı aşkı da neyin nesi?” Usulca çekersin kapıyı hepsinin üzerine ve oradan gidersin… Tüyden hafif, sudan berrak oluverirsin… İşte kaçmanın böylesi iyi gelir adama…

(*) Print work, belongs to Little Fox

Reklamlar

6 Yorum

Filed under Teferruatlar

6 responses to “Kaçmak

  1. taylan kumeli

    Hatıralar arı su. Çeri çöpü göstermeyen duru bir ayna… Bahsettiğim çerden çöpten kaçmak… Kaçmanın en şık hali bu! Söylemek istediğim, su gibi damıtmak ruhu… İşaret toplayıcılığından, mucize beklenticiliğinden azat olmak… Hakikatlerin ve dokunulabilir olanların çemberinde bulunmak… Zamana ve devinime kafa tutmak yerine devinimde var olmak… Kaf dağına, ruh haritasında bir yer biçmek kaçmak, gözlerini kapattığında oraya ulaşabilmek. Hal böyleyken bile, ben gözlerimi açmak isterim… Oysa kaçarken kullanabileceğim bütün kestirmeler göz kapaklarımın ardında gizlidir.

    KAÇMAMAK…ÜSTÜNE ÜSTÜNE GİDİP YARANIN İYİLEŞMEDİGİNİ,KABUK BAGLAMADIGINI ACILDIKCA ACILDIGINI GÖRECEK KADAR HAYATA KARSI DİK DURMAK…,

    KACMAMAK…MÜCİZE BEKLENTİSİNİ YAPARKEN İÇİNDEKİ GERCEK AYNASINA BAKMA CESARETİNDE OLMAK

    GİRDABA KAPILMAYACAK KADAR FARKINDA BOGULUP YOK OLMIYACAK KADAR UZAGINDA OLMAK

    GÖZLERİNİ ACIK TUTMAK …DİKLİGİNE DESTEK…ACIKGÖZLULUGE DEGİL..

    KAC BİR TANEM SADECE DUYGUSUZLUK VE ASKSIZLIKTAN …SONRASI İNADINA ÜSTÜNE GİDECEK KADAR GERCEK YASAM

  2. teslim

    HERKESTEN, HERŞEYDEN KAÇABİLMEK MÜMKÜN.. İÇİNDEKİLERDEN, DIŞINDAKİLERDEN…

    LAKİN, KENDİNDEN KAÇAMAZSIN.. GİTTİĞİN HER YERE KENDİNİ DE GÖTÜRÜRSÜN ÇÜNKÜ.. KENDİNDEN KURTULMAK İSTESEN DE, NE MÜMKÜN?

    • kendin dediğin içindekilerden ve dışındakilerden fazla birşey midir? İÇindekilerden ve dışındakilerden kaçtığında daha fazla kaçılacak birşey var mıdır? Kendinle götürdüğün içindekiler, yerinde bıraktığın dışındakiler değil midir? O yüzden dışındakiler kadar içindekileri terketmek kaçmaktır; o yüzden içindekileri dışındakilerden çok terketmek daha güzel kaçmaktır…. Zoru budur. Şık olanı budur.

  3. teslim

    dışındakileri bıraktın.. içindekileri de bırak.. kendinen kaçamazsından kastım, içindekileri ve dışındakileri yaratan ve algılayan benlik…
    hadi kaçtın, o benlik yine bir takım “içindekileri ve dışındakileri” yaratacak.. bu yüzden ben ne kadar kaçtıysam hep bazı içimdekiler ve dışımdakiler oluştu…
    işte bu oluşturma yetisini yitiremedim hiç…

    • işte benim canım felsefeci arkadaşım. Ne kadar haklısın: Herşeyi bıraksan da “algılayan benliğini” bırakamazsın öyle ya… O zaman kaçmaktan değil de kaçamaklardan söz etmeli kim bilir. Bir süreliğine “az algılamak”, Berkeleyciler kervanında seyahat etmek, esse est percipi madem ego percipi non diyebilmek.

  4. teslim

    bence de.. kaçamaklar olabilir…:) işte ben bu yazıları okurken kaçamak yapıyorum..:) bir kelime deryası.. içinde yüzüyorum ama sadece kelimeler ve ben varım.. bundan güzel kaçamak mı olur..?
    teşekkürler dostum..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s