Gerçeğin ölçü birimi rahatsız ediciliktir! Hakan Günday’dan Az.

Evet! Rahatsız edici bir kurguydu okuduğum. Mükemmele yakın bir rahatsız edicilik hem de. Çünkü bu şiddetin kurgusu… Böyle hissetmeliydim. Öyle ya, özel tercihleriniz yoksa eğer, şiddetin insan ruhu üzerinde meditatif etkileri olmuyor. Ölümün anlamına çok yakın bir yerde yürüyerek, yaşamı okuyorsunuz. Hani siyah kumaşın üzerinde sırıtan beyaz bir beneği anlamak gibi. Ama önce siyaha boğulacaksınız. Hakan Günday yapabiliyor bunu. Nasıl sahici bir kurgu. Gerçekliğinden, olabilirliğinden şüphe duymuyorsunuz. Dünyanın bilinçaltını gösteriyor bana en Freudyen tavrıyla. Şiddet ve cinselliği yan yana anıyor. Çünkü hayat ne yapıp ne edip sözü ya şiddete ya da cinselliğe getiriyor. Hakan Günday bunu dibine kadar fark etmiş.

Derdâ’nın ve Derda’nın hikâyesi diye başlayıp, sözü böyle sürdürmek –bazı eleştirmenlerin, muhabirlerin yaptığı gibi hikayeyi küçültmek. Oysa anlatı geniş. Onların nezdinde aniden büyüyen bütün çocukları konuşan bir hikaye bu… Süreyya’yı, İsa’yı, Stanley’i, Rahime’yi de ilgilendiriyor. “Şimdi şu anda, kaç çocuk sigaraya başlamıştır?” diye sorduğu anda; zamanı aşarak sigaraya şimdi-şu anda başlayan büyün çocukları ilgilendiriyor…

Prematüre ruhların ve bedenlerin aşırı doz ıstırapla, erken büyüyüşlerinin hikayesi. Bir ıstırap terapisiyle, çocuktan yetişkinliğe sipsivri evrilen bütün çocukların hikayesi.

Karanlık bir odanın kilidi açılıyor içinizde, kitabı okurken ışığınız dirhem dirhem azalıyor. Ama Günday katarsisi çok görmemiş okuruna. Bilin ki, yine şiddetli, hala şiddetli. Binlerce wattlık pembe bir yıldırımın buluttan boşanması gibi, katarsis de hikayeden öyle boşanıyor. Pembe ama güçlü…

Bu kitabın etkisini anlatmak gibi bir derdim olduğunu farkındayım. Bu etkiyi yaratmak, anlatıcının yani yazarın işi… Ama bu etkiyi anlatmak okurun göreviymiş gibi geliyor bana… İçimde doğan ve belirgin bir kütle olarak büyüyen o hissi isimlendirmek istiyorum belki de. Evet… Benzetmeye çalışıyorum bu etkiyi başka bir şeye.

Örneğin Requiem For A Dream filmini izlediğinizi varsayarak diyebilirim ki, o filmi izlediğimde içimdeki renk tayfı bir anda gri kesmişti. Az’ı okuduğumda da aynı şey oldu. Sonunda pembeye boyandım ama kan ve ölüm pembesiydi bu.

Ağır Roman’ı izlediğimde ruhum içimde nemli bir Pazar gibi ağır ağır infilak etti. Az’da da aynı şeyi yaşadım. Bir Pazar günü kapağını gözyaşları ile kapatırken.

Onu başka şeylere benzeterek tanımladım.

Onun özgünlüğünü ve hayata yaraşacak gerçekliğini unutmadan.

Yazarın hayat görüşü ve yürüdüğü tehlikeli hatlar üzerine de birkaç şey söylemek isterdim ama yapmasam daha iyi olur. Düşünce polisine dönüşmekten, öyle –imiş gibi algılanmaktan korkarım. Ayrıca, bir insanın yazdığı, çizdiği, haykırdığı karşıt görüşle “zedelenmeyecek” değerler edinmeye çalışıyorum hayatta. Söz gelimi, kimse benim değer yargılarımı yırtıp yakmasın diye; bayrak siyasetlerinden kaçınırım. Benim inançtan anladığım tanımlanamayan müthiş güç ve maneviyattır. Oturup bu pencereden bakarken, bir şey söylemem zor değil, imkânsız.

Üstelik Hakan Günday’ın rahatsız edicilik kozunu kullanarak şiddeti işlediğini kendi adıma çıkarsadıktan sonra, üslubu ve yazmayı seçtikleri ile ilgili bir şey konuşmam saçma olur. Hem, eğer rahatsız edicilikten söz ediyorsam, yan yana gelmemesi gereken şeyler yan yana gelmeli ki, bu iticilikten nasiplenilmeli.

Peki Az, beni azalttı mı?

Cümleyi tam anımsayamayacağım ama özü şöyleydi: azlığı kabul eden daha çoğuna taliptir. Az olduğunu söyleyen, kendindeki eksiği, yokluğu, boşluğu, yer açığını itiraf etmekle kalmamış; orada doldurulması istediği yerin adresini göstermiştir.

Az beni azalttı mı?

Bu bütün kişiselliğimle yanıtlamam gereken bir soru. Ama içimden yanıtlamak gelmiyor. Gözümün önünde birbirine bitişmiş, alfabeler aşmış iki harf var bütün küçüklüğüyle ve bütün azametiyle.

Az.

Bu iyi.

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Kurmacalar...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s