Yerli Edebiyatta Nadir Rastlanan Bir Tür: Felsefi Roman,*

Azil- Hakan Günday


-1-

“Nerede benim kalemim?” Eğer okuduklarınızı zihninize mıhlamak istiyorsanız, çekiciniz kalemdir. O kalemle, sizi büyüleyen cümlelerin altını çizerken aslında bilgiyi, duyguyu veya akıl dolu bir tespiti zihninize saplarsınız. Azil’i okurken, “nerede benim kalemim?” sorusunu kaç kez sorduğumu anımsamıyorum. Talihsizlik bu ya, bir kalem cenneti olan evimin en kalemsiz köşelerinde okuma seanslarımı sürdürmüşüm. Son sayfayı okurken hâlâ tek satırın altını çiz(e)memiştim. Ama hangi sayfada soluk alıp verdiğimi belirtici izler koymayı ihmal etmemiştim. Hansel ve Gratel misali geri döndüğümde, izleri takip ederek beni etkileyen ve hoşuma giden yerleri yeniden buldum. Bu önemliydi. Azil gibi bir kitap için bilhassa.

***

-2-

Bu kitabı, romanın kahramanı Asil’in gözleri gibi iki ayrı renkte incelemek gerek…

1)      Edebi metin olarak Azil.

2)      Felsefi metin olarak Azil.

Ve sonra bir surat gibi, -iki gözü bir arada tutan bir surat gibi- metnin bütününe bakmalı. Akıcılığı, vuruculuğu v.s…

Felsefi bir öğretiyi, kurgu içinde anlatmak en akıcı ve ilgi çekici haliyle ütopyaların işidir. Ama bütün disiplinleri barındıran bir öğreti oluştururken edebiyatı kullanmak fikri bir tür meydan okumadır. “Bütün disiplinleri barındıran bir öğreti” dediğimde, bu kelimelerin üzerine basmadan geçmeye çalışmayın… Yani epistemolojisi(bilgi kuramı), ahlak kuramı, sanat kuramı, din kuramı, varlık kuramı bir kurgunun içinde yer alıyor… Hanımlar, beyler! Türkiye’de bunu yapmaya kalkışanlar oldu. Ama bilmiyorum farkında mısınız? Bunu başaranlar fazla değil. Başarsa da insanların okumasını, refleksiyon geliştirmesini sağlayanlar ise bir elin bir parmağını geçmez. Çünkü biliriz ki sağlıklı yiyecekler lezzetsiz, önemli konular da sıkıcıdır. Ama sanki bu kitap kebap tadında soya fasulyesi gibi… Bu kitap gürül gürül akarken, öğretiyi de çatır çatır kurmuş gibi.

Asil, soluk alan bir çatışma. Asil, başlı başına bir ikilik. Asil, delilik ve deha. Asil siyah ve beyaz. Birbirine yakın duran ama asla kavuşamayan iki göz, Asil. Azil ise bu çatışmanın dindiği sentez basamağı. Azil, bütün kaosu kucaklayan kosmos. Azil, iki gözün bir arada durduğu surat. Azil bütün…

***

-3-

Bir kitap satış sitesinde romana dair eleştirileri okuyayım dedim. Birilerinin bu adamla bir zoru var, söylemiş olayım. Yazılan olumlu eleştirilere dahi olumsuz şerhler düşülmüş. Ben, yazarı yeni okumaya başlayan bir okurum. Ama birilerinin kıskançlığını kanırtacak denli akıllı, yaratıcı ve sağlam olduğunu anladım bile. Şimdiden daha çok okunmasını istiyorum. Yalnızca kendisine benzeyen az kalem var çünkü bu ülkede. Bir kaçını tanımak, yakından takip etmek nasip oluyor. Diğerleri ise harıl harıl üretmelerine rağmen ve biz de onları tanısak da okurken keyiften dört köşe olsak diye inlememize rağmen, bu şansa sahip olamıyoruz ne yazık ki. Ama bu adamı okuyun. Felsefe seviyorsanız okumaya Azil’den, sadece kurgu seviyorsanız Az’dan başlayın… Kinyas ve Kayra yazarın ilk romanı. Kütüphanemde duruyor. Bitirdiğimde görüşlerimi paylaşacağım. Ama gönül rahatlığı ile şunu diyebilirim ki, Paulo Coelho’nun berbat ötesi Elif kitabını alacağınıza gidip Hakan Günday romanlarından biriyle kitaplığınızı taçlandırmanızda fayda var. (Biliyorum artık eleştiri değil, reklama giriyor ama önerirken gönlüm çok rahat)

————————————————————————————————————————————————————————-

*Felsefi roman olduğunu ben söylüyorum. Ama bana yanıldığımı söyleyebilir misiniz?

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Kurmacalar...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s