Düğümler

by. Ciaran Duff

Neyin ipleriymiş o?

Güldürmeyin…

Hayatın ipleri mi?

Bilgeliğin mi? Gençliğin, dünyaya kazık çakmanın mı?

İtibarın, şerefin mi?

Neyin ipleriymiş o? Söyletmeyin…

Bakın avuçlarınıza, bakın resmin tamamına…

Elimizde düğümlerden başka bir şey var mı? Çözdüklerimiz ve çözemediklerimiz. Aştıklarımız, varlıklarını kabul edip öylece bıraktıklarımız, kavga ettiklerimiz, bizi alt edenler, perişan edenler, eğlendirenler… Küçükler, büyükler, karmaşıklar, basitler… Bizim işimiz iplerle değil, düğümlerle…

Yaşamanın tamamı da onları anlamak, atlatmak, çözmek, üstesinden gelmek… Başka bir şey değil.

İplermiş, etmeyin eylemeyin…

İplerin bize sunacağı ne bir kukla var, ne de kontrol gücü…

Bize getirip vereceği en kralından düğümler… düğümler… düğümler…

***

İşte böyle not düşmüşüm. Bu cümleleri bir kriz anında yazdım, doğrudur…

Yani o düğümler üst üste, peş peşe, aralıksız, soluksuz üstüme üstüme geldiği bir anda yazdım evet… Ve fakat hâlâ arkasındayım düşündüklerimin. Yine de bir pencereden ışık geliyor sanki. Yukarıda sözünü ettiğim “mücadele” dolu, “meydan okuma” dolu satırların arasında pırıltılı, ışıklı bir sözcük var. Oraya saklanmış… “Aştıklarımız”

Pekala… Nasıl aşıyorum ben bu açmazları? Sahiden yapabiliyor muyum bunu?

Bir demir leblebi değil mi keder, yutup sindirmek var mı? Mümkün mü?

Deniz, bir defasında bana nasıl tamirat yapabildiğini, bunun elinden gelmesinin sırrının ne olduğunu anlatıyordu. Ve şöyle bir cümle kurdu: “Ben önce bütün cihazı söker, mekanizmayı, birbirini takip eden düzeneği görür, arızalı, eksik ya da fazla olan şeyi kavrar ve orada olmaması gereken şey her neyse onu düzelterek yaparım işi…”

Ben de sorunlarıma aynı şeyi mi yapıyordum? Kafamın içinde karman çorman olmuş, birbirine geçmiş, yanlış yerlerden kaynamış parçaları söküyor, anlıyor, isimlendiriyor ve o düzenek nerede sakatlanmış bunu mu tespit ediyordum? Benim düğümlerimi çözme yolum bu muydu?

İnsan ve makine arasında “duygular ve vicdan” adında koca bir mertebe farkı vardı amenna… Ama kafa karışıklığını temize çekmezsek, netleşmezsek aşabilecek miydik? Yoksa sadece arızanın görünen yerine bir kağıt parçasını sıkıştırıp “idareten” kullanır gibi, ruhumuzu ve hayatımızı da “idareten” mi kullanacaktık? Neydi bunun sırrı?

Ben kıyılara ulaştım bu defa… Yürürüm, yolculuk ederim, dünyanın döngüsünü en saf ve en gerçek haliyle görebileceğim yerlere sığınırım böyle zamanlarda. Toprağa, suya yanaşırım…

Ve de sessizliğe. Doğanın kendi içindeki masum ve hoyrat ritmine…

Bu defa da öyle yaptım. Daha iyi bir reçete bilmiyorum çünkü.

Orada, içimde kavga etmekte olduğum sorunlara döndüm. Ne çok insan kalabalığı ve hırçınlığı vardı zihnimde… Daima nazik olduğunuz, asla kötülük yapmadığınız ve hatta onlar için en iyisini dilediğiniz insanların karşınıza rezil bir bilenmişlikle çıkıp, cayır cayır nefretleriyle doldurdukları o berbat anlar… Sonra “neden” sorusuyla dolu birçok cümle, paragraf, uğultu… Hep uğultu… Gürültü… Kırılmış bir tırnak gibi, rahatsız edici, can yakıcı, küçük, değersiz ama kendisini hissettiren bir his işte…

Binlerce düğümden bir tanesi…

Hayatın renk tayfındaki boz bulanık bir renk…

Ve suyun sesiyle, kuruntudan, serzenişten ayrılan hakikat… Uzun yürüyüşte adımlarımın altında ezilen, ufalan gerginlik. Hüznün yerini alan beden yorgunluğu… Derken zihnimi terk eden rabarba, gürültü, hayhuy… Ve dalgaların çekilişi, yengeçlerin alacakaranlıkta mavi-turuncu kabuklarıyla deliklerinden çıkışı, doğanın kocaman ve kendine hayran bırakan gerçekliği ve kuruntuların bu devasa sistemin karşısında küçük düşmesi… Yüreği işgal eden zorba duygunun içeriden kovuluşu, mabedin temizlenişi, havanın kararışı ve yüz mumluklarla yazılmış kadar belirgin o cümle:

BAZI İNSANLAR SENİ SEVMİYORSA, DOĞRU YOLDASIN DEMEKTİR.

İşte düğümün çözülüşü…

Reklamlar

4 Yorum

Filed under Asıl mesele...

4 responses to “Düğümler

  1. aldıııı götürdü bir yerlere ama neresi diye sorsan sanırım sayamayacağım kadar çok yere, kalemin çok kuvvetliymiş ve ben niye bu kadar geç fark ettim! Sevgiler

  2. demekki ben dogru yoldayim ezgim 🙂

  3. turkan

    son cümleniz içimdeki acıyı hafifletti..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s