Geminus

geminus

Evet ya, önce de  roman yazmak için sıvadım kollarımı.  Beş ay olmuştu mezun olalı. Henüz her kapı çalınamıştı, o yüzden yüzüme kapanan kapı da yoktu . Yazmak istiyordum.  Anlatmak istiyordum. Hikayelerim vardı. Dertlerim, gerilimlerim, memnuniyetlerim, inançlarım, uydurmalarım, güzel ama aldırış edilmemiş teferruatlarım…

İnceleceğime inanıyordum. İnceltebileceğime… Derinleşeceğime inanıyordum ve derinleştirebileceğime.  Değişebileceğime inanıyordum değiştirebileceğime.Ne büyük bir iddia! Güzel olana evrilecektim, bunu da en sevdiğim -tutkun olduğum- yolla yapacaktım: Yazacaktım.

Öyküler yazmıştım. Senaryolar, film hikayeleri,denemeler, makaleler, akademik şeyler… Daha önce denememiş olsam da çıkacağım yolun uzun ve zor olduğunu farkındaydım. Diğerleri için ne kadar emek gerekiyorsa, bunun için on misli gerekiyordu. Hazırdım. Elimden geleni yapacaktım. Bir yerden başlamam gerekiyordu. Başladım. Korksam da, başladım.

Yirmibeş yaşında, yeni mezun bir kadın -hem de yeni evli üstelik – oturup bütün gün yazı yazıyor…Neymiş efendim, romanmışmış… Eh neyse, erinmedim anlatmaya, gayret ettim açıklamak için. Boşveremiyorsun böyle şeyleri… Sabah erkenden, mesaiye gider gibi kalkıp masamın başına geçtiğimi, saatlerimi orada geçirdiğimi… Yaptığımın alışıldık birşey olmasa da, çok emek gerektirdiğini vesaire…

Hayatımın en mutlu anlarıydı. Dünya, sanki ben onu anlatayım, yazayım diye vardı. Herşey bir hikaye fısıldıyordu. Zihnimde dev bir kulak açılmış; bu hikayeleri dinliyordu. O kulağın tozpembe bir zarı varmış meğer, o hikayeleri nasıl duyuyormuş!

Mutluydum, pürüzsüzce.  Yazdığım satırları şimdi okuyorum da, pembe mürekkeple yazılmış sanki.  Üstelik mutlu sonla bitmiyor Geminus… Ama roman kahramanları değişmiş, anlamış, öğrenmiş, ders almış… Bu ne iyimserlik!

Gerçeküstü değildi. Gerçekdışıydı… İşin fenası “benim gerçeğim” diye sahiplenmiştim yazdığım türlü fikirleri. Doğrusu, gerçek bir tanedir. Doğru… İşte o kişilere göre değişir. Sanki bunu öğrenmemiş gibi, konuşmuşum!

Şimdi kusursuz bir yapıt olarak değil elbette ama benim olduğu için, kabahateri ve gerçekdışılığı ile sahipleniyorum ve sahipleneceğim. Onu ben yazdım.

Reklamlar

5 responses to “Geminus

  1. ÇEKİRGE

    Biz de okusak… Çabuk pes etmişsiniz gibi geldi bana. “Kim” bölümünde açıkladığınız “2. bir yayınevine götürmemek”: olmadı..
    Dün bir filme gittim “Dönüşüm”.. Sophie Mercau’nun canlandırdığı, roman yazmakta ısrarla direnen kadın yazar rolünde siz geldiniz aklıma.. Seyretmelisiniz.

  2. laçin ceylan

    Bir yazarın -zaten yazar olacak olanın- ya da -zaten yazar doğmuş olanın- belirivermesi bu kadar mı “netto” olur! Sonuçta herkes beyaz bir zemine yazar… ama sizin kaleminizin oynadığı beyaz, bana merakı, mizahı, zekayı ve yeni bir masalın bizi fethini müjdeliyor… Sanki biteviye ve tek tek teke tekdüze bir bitmez deniz yolculuğunun merak ve biraz da istekli bir korkuyla beklenen korsanısınız… Yani.. çocukluğumuzun, korsan kıyafetleri giyip dört gözle sizi beklediği kadar var… Lütfen y a z ı n ı z !

  3. M.Karakoç

    Çok zor beğenen ve nadir şiirsel dilde yazılmış kitapları okuyan bir insanım. Bu tarzda Cezmi ersöz’ün hayranıydım.. Taki tesadüf eseri yazılarınızı okuyana dek. Kesinlkle kalemi tükenmemesi gereken bir insansınız. bu nasıl bir ruhtur, bu nasıl bir yüreğin kaleme yansımasıdır inanın hayranlıkla okudum her bir cümlenizi. Devam etmelisiniz kesinlikle ve başarılarınızın devamını diliyorum.

  4. hasansarlak

    ben de blogumda kitap yazmayı çok kolay bir iş zanneden insanları tiye alan (sizi tenzih ediyorum elbette) bir yazı yazmıştım.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s